89:2وَلَيَالٍ عَشْرٍZilhicce ayının ilk on gecesine and olsun;
89:3وَٱلشَّفْعِ وَٱلْوَتْرِHerşeyin çiftine de, tekine de and olsun;
89:4وَٱلَّيْلِ إِذَا يَسْرِGelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?
89:5هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌ لِّذِى حِجْرٍGelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?
89:6أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍRabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
89:7إِرَمَ ذَاتِ ٱلْعِمَادِRabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
89:8ٱلَّتِى لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِى ٱلْبِلَـٰدِRabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
89:9وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِVadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
89:10وَفِرْعَوْنَ ذِى ٱلْأَوْتَادِVadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
89:11ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَـٰدِVadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
89:12فَأَكْثَرُوا۟ فِيهَا ٱلْفَسَادَVadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
89:13فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍRabbin onları azap kırbacından geçirmiştir.
89:14إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلْمِرْصَادِDoğrusu Rabbin hep gözetlemektedir.
89:15فَأَمَّا ٱلْإِنسَـٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِRabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: "Rabbim beni şerefli kıldı" der.
89:16وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَـٰنَنِAma onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der.
89:17كَلَّا ۖ بَل لَّا تُكْرِمُونَ ٱلْيَتِيمَHayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.
89:18وَلَا تَحَـٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِYoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.
89:19وَتَأْكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكْلًا لَّمًّاSize kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.
89:20وَتُحِبُّونَ ٱلْمَالَ حُبًّا جَمًّاMalı pek çok seviyorsunuz.
89:22وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلْمَلَكُ صَفًّا صَفًّاMelekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,
89:23وَجِا۟ىٓءَ يَوْمَئِذٍۭ بِجَهَنَّمَ ۚ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَـٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكْرَىٰO gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?
89:24يَقُولُ يَـٰلَيْتَنِى قَدَّمْتُ لِحَيَاتِى"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der.
89:25فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌO gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez.
89:26وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌHiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.
89:27يَـٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفْسُ ٱلْمُطْمَئِنَّةُEy huzur içinde olan can!
89:28ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةًO, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön!
89:29فَٱدْخُلِى فِى عِبَـٰدِىEy can! İyi kullarımın arasına gir.