80:20ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥSonra, yolu ona kolaylaştırmıştır.
80:21ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥSonra onu öldürür ve kabre koyar.
80:22ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥSonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir.
80:23كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥHayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir.
80:24فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓİnsan, yiyeceğine bir baksın;
80:25أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّاDoğrusu suyu bol bol indirmekteyiz.
80:26ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّاSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
80:27فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّاSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
80:28وَعِنَبًا وَقَضْبًاSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
80:29وَزَيْتُونًا وَنَخْلًاSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
80:30وَحَدَآئِقَ غُلْبًاSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
80:31وَفَـٰكِهَةً وَأَبًّاSonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
80:32مَّتَـٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَـٰمِكُمْBunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir.
80:33فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُO muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman;
80:34يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِO gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
80:35وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِO gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
80:36وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِO gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
80:37لِكُلِّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِO gün, herkesin kendine yeter derdi vardır.
80:38وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌO gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.
80:39ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌO gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.
80:40وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌO gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
80:41تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌO gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
80:42أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُİşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır.